

İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası üzerinden, hayal ile hakikat, tarih ile kurmaca, kader ile irade arasındaki o tuhaf eşiği birlikte tartışmaya davet ediyoruz. Söyleşide şu sorular ve temalar etrafında düşüneceğiz: Gerçekle rüya arasındaki sınır nerede başlar, nerede kaybolur? Tarih, yalnızca yaşanmış olan mıdır; yoksa anlatıldıkça yeniden mi kurulur? Kader, kör bir yazgı mı, yoksa tercihlerle şekillenen bir çizgi mi? Bilgi, iktidar ve “hakikat” anlatıları arasında nasıl bir ilişki vardır?