

Kitap Söyleşileri No.28 | Gabriel García Márquez — Yüzyıllık Yalnızlık Tür: Roman, büyülü gerçekçilik İlk yayın: 1967 Önerilen Türkçe baskı: Can Yayınları Çevirmen: Seçkin Selvi Bir ailenin yedi kuşağa yayılan hikâyesi, kurulan ve yıkılan bir kasaba, birbirine benzeyen isimler, tekrar eden aşklar, savaşlar, unutmalar ve yalnızlıklar… Gabriel García Márquez, Yüzyıllık Yalnızlıkta Buendía ailesinin ve hayali Macondo kasabasının tarihini anlatır. Ancak romanın dünyası yalnızca hayal ürünü değildir. Latin Amerika’nın sömürgecilik, iç savaş, dış müdahale, ekonomik sömürü ve toplumsal unutma deneyimleri bu büyük aile anlatısının içinde yer alır. Márquez’in büyülü gerçekçiliğinde olağanüstü olaylar gündelik hayatın doğal parçaları gibi anlatılır. Böylece tarihsel gerçeklik, söylenceler, aile hikâyeleri, rüyalar ve halk hafızasıyla birleşir. Roman, toplumların geçmişlerini unutmalarının aynı olayları yeniden yaşamalarına nasıl yol açabileceğini gösterir. Can Yayınları baskısı Seçkin Selvi çevirisiyle yayımlanmaktadır. Söyleşide tartışılacak başlıklardan bazıları: Buendía ailesinde isimler ve davranışlar neden tekrar eder? Yalnızlık bireysel bir duygu mu, kuşaktan kuşağa geçen toplumsal bir kader midir? Büyülü gerçekçilik tarihsel gerçekleri anlatmak için nasıl kullanılır? Bir toplumun hafızasını kaybetmesi ne anlama gelir? Macondo’nun yükselişi ve çöküşü modern toplumlara dair ne söyler? Etkinlik; edebiyat, tarih, hafıza, aile, mitoloji ve Latin Amerika kültürüyle ilgilenen herkese açıktır. Point Kültür Sanat’ın Kitap Söyleşileri No.28 buluşmasında soruyoruz: Geçmişini hatırlamayan insanlar ve toplumlar, aynı yalnızlığı ve aynı hataları tekrar yaşamaya mahkûm mudur?