Türk resim sanatının değerli isimlerinden Prof. Dr. Hasan Pekmezci ve Şükran Pekmezci, Kocaeli’de iki gün süren özel bir kültür-sanat programıyla ağırlandı.
5 Haziran 2026 Cuma günü Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ev sahipliğinde, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Konferans Salonu’nda “Sanat ve Bellek. Hasan ve Şükran Pekmezci’nin Sanat Yolculuğu Üzerine Bir Söyleşi” düzenlendi. 6 Haziran Cumartesi günü ise Hasan ve Şükran Pekmezci Karma Resim Sergisi, Point Kültür Sanat’ta açıldı.
Söyleşinin moderatörlüğünü Point Kültür Sanat kurucusu Sedat Çiftçioğlu yaptı. Program, akademisyenler, öğrenciler, sanatçılar, yazarlar, yayıncılar ve sanatseverlerin katılımıyla gerçekleşti.
Sanat, Eğitim ve Bellek Aynı Çerçevede Ele Alındı
“Sanat ve Bellek” başlıklı söyleşide Hasan ve Şükran Pekmezci’nin sanat yolculukları; eğitim, üretim disiplini, atölye kültürü, bellek, mitoloji ve birlikte üretim başlıkları etrafında konuşuldu.
Prof. Dr. Hasan Pekmezci’ye yöneltilen sorularda sanatçının öğretmen okullarından akademiye, atölyeden uluslararası sergilere uzanan yolculuğu ele alındı. Sanatçı kimliğinin oluşumunda öğretmen okullarının etkisi, renk, leke, çizgi ve iz üzerinden kurduğu resim dili, baskı resim, gravür ve serigrafi alanındaki çalışmaları, uzun yıllara yayılan eğitimci kimliği ve öğrencilerle kurduğu atölye ilişkisi söyleşinin ana başlıkları arasında yer aldı.
Şükran Pekmezci’ye yöneltilen sorularda ise sanatçının Anadolu insanını, çocukları, düğünleri, kış sahnelerini, doğayı ve gündelik hayatı resme taşıyan figüratif anlatımı üzerinde duruldu. Sanatçının resimlerinde kişisel hafıza ile toplumsal belleğin nasıl buluştuğu, kalabalık sahnelerde insan sıcaklığının nasıl kurulduğu ve eğitimci kimliğinin sanatına nasıl yansıdığı konuşuldu.
Söyleşide ayrıca Şükran Pekmezci’nin Ege ve Yunan mitolojisiyle kurduğu düşünsel ve sanatsal bağa özel bir bölüm ayrıldı. Mitoloji, insanın anlam arayışından doğan anlatılar bütünü olarak ele alındı. Kadın, doğa, dönüşüm, kader, bekleyiş, kayıp ve direnç temalarının sanatçının resim dünyasındaki karşılıkları üzerine değerlendirmeler yapıldı.
Hasan ve Şükran Pekmezci’nin Sanatçı Kişilikleri ve Kültürel Belleğe Katkıları
Hasan Pekmezci, Çağdaş Türk resim sanatında eserleri kadar sanatçı kişiliğiyle de iz bırakan isimlerden biridir. Hümanist tavrı, alçakgönüllü dili, yardımseverliği ve sanatı toplum yararına açılan bir kültür hizmeti olarak gören yaklaşımı, onun sanat ortamındaki saygın yerini güçlendirmiştir. Dışişleri Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve Halk Bankası gibi önemli kurumlarda üstlendiği sanat danışmanlığı görevleri; on bini aşkın eserin ve beş bine yakın sanatçının tasnifi, arşivlenmesi ve görünür kılınması sürecindeki katkıları, Pekmezci’nin kültürel bellek açısından taşıdığı önemi ortaya koymuştur. Devlet Resim ve Heykel Müzesi başta olmak üzere önemli koleksiyonlarda yer alan eserleri, koleksiyon değeri taşıyan üretimi, eğitimci kimliği ve atölye emeğiyle Hasan Pekmezci, Türk resim tarihinde kalıcı yer edinmiş değerli sanatçılardandır.
Şükran Pekmezci’nin katkısı da yalnız resim üretimiyle sınırlı değildir. Öğretmen kimliğinin yanında, ilköğretim çağındaki çocuklara ulaşan kitap çalışmalarında yer alarak ders kitaplarını ve eğitim yayınlarını resimleriyle zenginleştirmiş, milyonlarca öğrencinin ilk görsel hafızasında iz bırakmıştır. Bu yönüyle onun sanatı galeri duvarlarının dışına taşmış; sınıflara, kitap sayfalarına ve çocukların ilk estetik karşılaşmalarına kadar uzanmıştır. İnsan sıcaklığı, alçakgönüllü kişiliği ve sanatı toplum yararına açan yaklaşımıyla Şükran Pekmezci, eğitim ve sanat arasında kurduğu bağla kalıcı bir kültürel iz bırakmıştır.
Arifiye Öğretmen Okulu Öğrencilerinden Duygusal Katılım
Programın en anlamlı yönlerinden biri, Hasan ve Şükran Pekmezci’nin Arifiye Öğretmen Okulu yıllarından öğrencilerinin panele ve sergiye katılması oldu.
Hasan Pekmezci’nin 1968–1975, Şükran Pekmezci’nin ise 1970–1975 yılları arasında öğretmenlik yaptığı Arifiye Öğretmen Okulu’ndan yetişen çok sayıda eski öğrenci, yıllar sonra hocalarıyla Kocaeli’de yeniden buluştu. Arifiye’den, Sakarya’dan, Bursa’dan, İstanbul’dan ve Kocaeli’den gelen öğrencilerin katılımı, etkinliğe güçlü bir duygusal derinlik kattı.
Türkiye’nin farklı bölgelerinde öğretmenlik yapan, üst düzey görevler üstlenen, yazarlık ve kültür hayatına katkı sunan öğrencilerin hocalarının yanında yer alması, öğretmen-öğrenci ilişkisinin yıllar içinde nasıl kalıcı bir bağa dönüşebildiğini gösterdi.
Bu buluşma, eğitim kalitesinin yalnız ders içeriğiyle ölçülemeyeceğini de hatırlattı. Arifiye Öğretmen Okulu yıllarında kurulan ilişki, öğretmenliğin bilgi aktarmanın ötesinde karakter, sorumluluk, meslek ahlakı ve kültürel duyarlık kazandıran yönünü görünür kıldı. İleri yaşlardaki öğrencilerin öğretmenlerine gösterdiği saygı, eğitimin insanda bıraktığı izin zamanla kaybolmadığını, doğru öğretmenliğin kuşaklar boyunca taşınan bir belleğe dönüştüğünü gösterdi.
Yaşları yetmişi aşmış Arifiye Öğretmen Okulu öğrencilerinin Hasan ve Şükran Pekmezci’ye hâlâ “Öğretmenim” diye seslenmesi, günün en özel ayrıntılarından biriydi. Bugün çoğu zaman ezbere ve alışkanlıkla kullanılan “hocam” hitabının ötesinde, bu seslenişte yıllar içinde eksilmeyen bir saygı, meslek hafızası ve öğretmenliğin insan hayatında bıraktığı derin iz vardı.
Karma Sergi Point Kültür Sanat’ta Açıldı
6 Haziran Cumartesi günü Point Kültür Sanat’ta açılan Hasan ve Şükran Pekmezci Karma Resim Sergisi, söyleşide ele alınan sanat, bellek, emek ve birlikte üretim kavramlarını eserler üzerinden görünür kıldı.
Sergi açılışına YÖK Eski Başkan Vekili Prof. Dr. İsa Eşme, yazar Karabey Aydoğan, yayıncı Dursun Erol, ressam İbrahim Aşık, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümü Başkanı Prof. Dr. İsmail Keskin, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Sayman, Kocaeli Üniversitesi Değirmendere Ali Özbay Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Şener, gazeteci ve yazar Müzeyyen Ünal, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zekeriya Erdinç, ODTÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Demet Gülen, Değirmendere Belediyesi eski Başkanı Ertuğrul Akalın, Op.Dr. Uğur Doğan, Op.Dr. Funda Doğan, Özel Diba Sanat Akademisi Kurucusu Ayhan Çalışoğlu, Galeri Z’nin kurucusu Fatma Tuna ve Yetki Tuna, Kocaeli'li sanatçılar; Ressam Sezar Yıldırımer, Heykel Sanatçısı Şükran SOLMAZ, Seramik Sanatçısı Meltem Çömlekçioğlu, Mozaik Sanatçısı Nazmiye Sayın Nar, Cam Sanatçısı Handan Oduncu, Heykeltraş Orhan Özçalık, KOÜ GSF Grafik Tasarım Bölümü öğrencisi Ada Bayır, Arifiye Öğretmen Okulu öğrencilerinden; Gül Aygün, Özcan Temel, Necmettin Demirtaş ve Ertuğrul Önal ile çok sayıda sanatsever katıldı.
Sergide Hasan Pekmezci’nin renk, leke, iz ve soyutlama üzerinden kurduğu resim dili ile Şükran Pekmezci’nin figüratif, anlatısal ve bellek taşıyan resim dünyası birlikte izleyiciyle buluştu. Hasan Pekmezci’nin eserlerinde teknik disiplin, içsel devinim ve renk-leke ilişkisi öne çıkarken; Şükran Pekmezci’nin eserlerinde insan yüzleri, kalabalık sahneler, çocukluk izleri, Anadolu duyarlığı ve anlatı sıcaklığı dikkat çekti.
Hasan ve Şükran Pekmezci’nin karma resim sergisi, 5 Temmuz 2026 tarihine kadar Point Kültür Sanat’ta sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.
Kocaeli’nin Kültür Belleğine Değerli Bir Kayıt
Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ev sahipliğinde ve Point Kültür Sanat katkılarıyla gerçekleşen iki günlük program, kentin kültür-sanat belleğinde özel bir yer edindi.
Söyleşi ve sergi, Hasan ve Şükran Pekmezci’nin sanat yolculuğunu; eğitim, emek, öğretmenlik, öğrenciler, atölye kültürü, mitoloji ve toplumsal bellek bağlamında yeniden düşünmeye imkân verdi.
Programdan geriye emek, bellek ve iz duygusu kaldı. Hasan ve Şükran Pekmezci’nin Kocaeli buluşması, sanatın insanı ve toplumu nasıl hatırlattığını gösteren nitelikli bir kültür-sanat etkinliği olarak kayıtlara geçti.




