Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümünde akademik ve sanatsal çalışmalarını sürdüren Öğr. Gör. Dr. Medine Yıldırım Simooğlu’nun “Vestigium: Doğanın İzleri” sergisi, 22 Temmuz 2026 tarihinde sanatseverlerle buluştu.
Serginin açılışına Kartepe Belediye Başkan Yardımcıları Orhan Akyüz ve Mehmet Yaman, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Hakan Bağcı, Grafik Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Keskin, Hereke Asım Kocabıyık Meslek Yüksekokulundan Prof. Dr. Hasan Kaya, Point Kültür Sanat Kurucusu Sedat Çiftçioğlu, akademisyenler ve sanatseverler katıldı.
Doğanın Bıraktığı İzlerden Yeni Bir Görsel Dil
Latince kökenli “vestigium” sözcüğü; iz, belirti, ayak izi ve geçmişten geriye kalan işaret anlamlarına geliyor. Serginin adı da doğanın zaman, temas ve dönüşüm sonucunda yüzeylerde bıraktığı izlere karşılık geliyor.
Simooğlu’nun eserlerinde doğa, yalnızca resmedilen bir konu olarak değil, üretim sürecine katılan bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Kumaş, matbaa boyası ve çeşitli dokularla gerçekleştirilen mono baskılar sırasında oluşan lekeler, kırılmalar ve yüzey farklılıkları, sanatçının müdahaleleriyle yeniden biçimleniyor.
Ortaya çıkan rastlantısal izler; çizgi, illüstrasyon ve deneysel kolajlarla birleşerek kimi zaman insan ya da hayvan bedenini, kimi zaman bitkisel ya da organik oluşumları çağrıştıran özgün figürlere dönüşüyor.
Sanatçı doğayı olduğu gibi aktarmak yerine, doğanın bıraktığı izi okuyarak ona yeni bir anlam ve biçim kazandırıyor.
Rastlantı ile Tasarım Arasında
Mono baskı, aynı görüntünün bütünüyle yeniden üretilemediği, her çalışmanın kendine özgü bir yüzey ve karakter kazandığı bir baskı tekniğidir. Bu nedenle eserlerin oluşumunda sanatçının iradesi kadar malzemenin davranışı ve rastlantı da etkili olur.
Simooğlu’nun çalışmalarında bu rastlantısal yapı, grafik tasarım eğitiminden gelen kompozisyon disipliniyle dengeleniyor. Leke, boşluk, yön ve ritim ilişkileri belirli bir görsel düzen içinde kurulurken, illüstrasyon ve kolaj müdahaleleri eserleri yalnızca dekoratif bir yüzey olmaktan çıkararak anlatısal bir alana taşıyor.
Serginin belirgin gücü de burada ortaya çıkıyor: Doğal olan ile tasarlanmış olan, rastlantı ile bilinçli müdahale aynı yüzeyde buluşuyor.
Sanat, Tasarım ve Bilim Arasında Bir Üretim Çizgisi
Medine Yıldırım Simooğlu, 2014 yılında Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümündeki lisans eğitimini tamamladı. Plastik Sanatlar alanındaki yüksek lisans eğitimini 2019’da, sanatta yeterlik eğitimini ise 2025 yılında tamamladı.
Bugüne kadar dört kişisel sergi açan sanatçı bir çok karma sergide de yer aldı. Akademik ve sanatsal çalışmalarında baskı resim, kolaj, illüstrasyon, dijital sanat ve üç boyutlu görselleştirme gibi farklı ifade biçimlerini birlikte kullanıyor.
Simooğlu’nun üretim çizgisinde tıbbi illüstrasyon ve üç boyutlu anatomik görselleştirme de önemli bir yer tutuyor. Bilimsel bilgiye açıklık ve görsel anlaşılabilirlik kazandırmayı amaçlayan bu çalışmalar, sanatçının biçim, doku ve yüzey konusundaki birikimini farklı disiplinlere taşıdığını gösteriyor.
Tıbbi illüstrasyonlarında bilimsel doğruluk ve açıklık öne çıkarken, “Vestigium” serisinde belirsizlik, sezgi ve çağrışım alanı genişliyor. Sanatçının çok yönlü üretimi, tasarım disiplini ile özgür sanatsal araştırma arasında kurduğu ilişkiden besleniyor.
Sergiye İki Ayrı Bakış
Sergiyi ziyaret eden Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Keskin ile Point Kültür Sanat Kurucusu Sedat Çiftçioğlu, eserlerin üretim süreçleri hakkında sanatçı Medine Yıldırım Simooğlu’ndan bilgi aldı.
Prof. Dr. İsmail Keskin, mono baskının rastlantıya açık yapısının sanatçının grafik tasarım birikimi ve kompozisyon disipliniyle dengelendiğine dikkat çekti. Kumaş dokuları ile matbaa boyasının yüzeyde oluşturduğu beklenmedik izlerin, çizgi, illüstrasyon ve kolaj müdahaleleriyle bilinçli bir görsel düzene dönüştürüldüğünü belirtti. Keskin’e göre eserlerin dikkat çekici yönü, malzemenin doğal davranışı ile sanatçının tasarım iradesi arasında kurulan dengede ortaya çıkıyor.
Sedat Çiftçioğlu ise serginin doğayı doğrudan betimlemek yerine, doğanın geride bıraktığı izleri okuyarak yeni bir görsel dile dönüştürdüğünü ifade etti. Eserlerdeki organik biçimlerin izleyiciye tamamlanmış bir anlatı sunmadığını; belleğe, sezgiye ve kişisel çağrışımlara açık bir düşünme alanı oluşturduğunu belirtti. Çiftçioğlu’na göre illüstrasyon ve kolaj katmanları, çalışmaları yalnızca estetik bir yüzey olmaktan çıkararak doğa, zaman, dönüşüm ve yaşamın sürekliliği üzerine düşünsel bir anlatıya taşıyor.
“Vestigium: Doğanın İzleri”, doğanın durağan bir görüntü olmadığını; her temasın, dönüşümün ve kaybın geride yeni bir iz, biçim ve anlam bıraktığını hatırlatıyor.
Sergi, 7 Ağustos 2026 tarihine kadar Kartepe Kent Meydanı Sanat Evi’nde ziyaret edilebilir.




