Model T'nin şasisi 1913 öncesinde 12,5 saatte monte ediliyordu; yürüyen hat bu süreyi 93 dakikaya indirdi. Ford, Taylor'ın iş analizini hareket eden bir hatta bağlayarak verimliliği mühendislikten mimariye taşıdı: iş işçiye gelir, işçi işe gitmez.
1914'te ilan edilen "5 dolarlık gün" (dönem ortalamasının yaklaşık iki katı), işgücü devrini düşürdüğü gibi işçiyi kendi ürettiği malın müşterisi yaptı; kitlesel üretimle kitlesel tüketimi birbirine kilitledi. Bu model 20. yüzyıl ortasının bütün sanayilerine ve hatta kamu yönetimine şablon oldu.
Katılığı ise sınırıydı: "Müşteri, siyah olmak koşuluyla istediği rengi seçebilir" yaklaşımı, çeşitlenen talep karşısında tıkandı. Toyota'nın esnek, israfsız üretim sistemi tam da Fordizmin bu katılığına yanıt olarak doğdu.
