Disiplinler: Kültür Sanat, Resim, Estetik İlgili Maddeler: Denge, Ritim, Odak Noktası, Çizgi, Biçim, Renk, Perspektif, Figür Görsel: Raffaello, Madonna and Child Enthroned with Saints, yaklaşık 1504–05.
Kompozisyon, bir sanat eserini oluşturan figür, biçim, çizgi, renk, leke, boşluk ve diğer görsel öğelerin yüzey üzerinde birbirleriyle ilişkilendirilme düzenidir. Kompozisyon, yalnız “yerleştirme” değil; dengeyi, odağı, hareketi, ritmi ve izleyicinin bakış güzergâhını kuran temel yapıdır.

Disiplinler: Kültür Sanat, Resim, Estetik İlgili Maddeler: Denge, Ritim, Odak Noktası, Çizgi, Biçim, Renk, Perspektif, Figür Görsel: Raffaello, Madonna and Child Enthroned with Saints, yaklaşık 1504–05.
Bu maddenin disiplinleri, ilişkili maddeleri ve onların birbiriyle bağları. Düğümleri sürükleyebilir, yakınlaştırabilir; bir maddeye dokunarak haritada gezinebilirsiniz.

Biçim, bir sanat yapıtındaki çizgi, renk, ton, yüzey, doku, şekil, hacim, kütle, boşluk, mekân ve benzeri görsel unsurların belirli ilişkiler içinde örgütlenmesiyle ortaya çıkan algılanabilir yapıdır. Yalnızca bir eserin “nasıl göründüğünü” değil, görünen şeylerin nasıl düzenlendiğini, birbirleriyle nasıl ilişki kurduğunu ve çoğu durumda içeriğin nasıl anlam kazandığını belirleyen temel sanat kavramlarından biridir. Bir sanat eserinin konusu bize çoğu zaman neye baktığımızı söyler; biçimi ise onu nasıl gördüğümüzü ve nasıl anlamlandırmaya yönlendirildiğimizi belirler.

Çizgi, görsel sanatlarda bir yüzey üzerinde iz bırakan ya da göz tarafından sınır, yön ve hareket olarak algılanan temel plastik öğelerden biridir. Nesneleri çevrelemekle sınırlı değildir; biçim kurar, ritim ve hareket yaratır, mekânı örgütler, bakışı yönlendirir ve sanatçının el hareketi ile ifade biçimini görünür kılar.
Desen, çizgi başta olmak üzere ton, leke ve gölgelendirme araçlarıyla bir yüzey üzerinde biçim, oran, hareket, hacim ve görsel düşüncenin araştırıldığı sanat pratiğidir. Bir resmin hazırlık çalışması olabileceği gibi kendi başına tamamlanmış bir sanat eseri de olabilir.

Eskiz, sanatçının bir fikir, figür, hareket, kompozisyon veya ayrıntıyı hızlı biçimde araştırmak ve geliştirmek amacıyla yaptığı ön çalışmadır. Genellikle hazırlık niteliği taşır; ancak sanatçının düşünme ve karar verme sürecini doğrudan görünür kıldığı için bağımsız estetik değer de kazanabilir.

Hasan Pekmezci, (1945, Üzümlü, Beyşehir, Konya), çağdaş Türk resminin özellikle resim, özgün baskıresim ve sanat eğitimi alanlarında uzun soluklu üretimiyle tanınan ressam, akademisyen, sanat eğitimcisi ve yazardır. Yağlıboya, akrilik, serigrafi, gravür ve farklı baskı tekniklerinde çalışan Pekmezci’nin sanatında yaşam, insan, doğa, kent, kalabalıklar, kuşlar, kafesler, merdivenler ve zaman tekrar eden izleklerdir. Gazi Eğitim Enstitüsü ile Hacettepe Üniversitesi’nde baskıresim atölyelerinin kurulmasına katkıda bulunmuş; sanatçı kimliğini öğretme, araştırma ve atölye kültürüyle birlikte geliştirmiştir. Onun sanatındaki ayırt edici yön, biçim ve tekniği kendi başına amaçlaştırmak yerine **yaşanmışlık, gözlem, toplumsal duyarlık ve kişisel bellekle** ilişkilendirmesidir.

Natürmort, meyve, çiçek, kap, yiyecek, kitap veya gündelik eşya gibi çoğunlukla hareketsiz nesnelerin düzenlenmesini konu alan resim türüdür. Nesnelerin maddi özelliklerini araştırabileceği gibi zaman, geçicilik, bolluk, ölüm veya gündelik yaşam üzerine simgesel anlamlar da taşıyabilir.
Üç boyutlu mekânın iki boyutlu yüzeyde derinlik yanılsamasıyla temsili; Rönesans'ta Brunelleschi'nin deneyleri ve Alberti'nin kuramıyla geometrik bir sisteme dönüştü.

Renk, ışığın görsel algıda oluşturduğu ve resim sanatında biçim, mekân, vurgu, ritim, atmosfer ve ifade kurmak için kullanılan temel plastik öğedir. Resimde renk yalnız görünen nesnenin rengini aktarmak için değil, kendi başına görsel ilişki kurmak için de kullanılabilir.